Blogcudan kaynaklanan sorunlardan bloğuma girip bir şeyler eklemek hiç içimden gelmiyordu.Baktım yapamıyorum bende kendime yeni bir blog açtım .Burada olanların bazılarını ve yeni yaptıklarımı görmek ve sizlerle paylaşmak için bundan sonra sizleri oraya bekliyorum.Teşekkür ediyorum.
Bilmelisin ki... Bilmelisin ki ... Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki ... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki ... Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki ... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki ... Tecübenin kaç yasgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki ... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil
Bilmelisin ki ... Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Bilmelisin ki ... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki ... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Bilmelisin ki ... Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz
Bilmelisin ki ... İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Bilmelisin ki ... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki ... sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
Bana bugün arkadaşımdan bir ileti geldi.Çok güzel ve haklı buldum.Kime ait olduğunu bilmiyorum ama sonuna kadar haklı.Sizlerle paylaşmak istedim.Yazanın ellerine ve beynine sağlık. BENİMLE TURKCHE KONUŞMA Bir dönem Arapça, Farsça, Fransızca derken, son yüzyılda İngilizcenin istilası altında Türkçe. Yabancı hayranlığının hat safhaya ulaştığı günümüzde kendi dilinden utananların akıllara zarar tabelaları ile dolu sağımız solumuz. Cep telefonu mesajlarında Türkçenin sesli harflerinden tasarruf ediliyor, yabancı adlarla iş yerleri açılıyor, televizyon ve radyolar yayına giriyor, pek çok süreli dergi piyasaya çıkıyor. V'nin yerine W, ks'nin yerine X kullanılıyor. Birileri bizi yabancılaştırıyorken, birileri de fena halde TURKCHE konuşuyor. Peki, Yahya Kemal BEYATLI'nın "Ağzımızda Anamızın Sütü Gibi Helâl ve Güzel Olmalıdır." dediği güzel Türkçemiz nereye sürükleniyor? Tarih: 14 Kasım 2006. Yer: Aydın'da herhangi bir lisenin herhangi bir sınıfı. Tahtada 10. sınıf öğrencilerinin düşmüş olduğu not aynen şöyle: "Yarın beden dersinde giyincezmi? Cwp yazın?" / "Hayır giymicez!" Bu cümle Türkçenin yazım kurallarının, yazı dilinin ve 29 harfinin nasıl da bilinçsizce hiçe sayıldığının en basit örneği. Teknolojiyi üretemeyen Türkiye, hızla değişen teknolojik gelişmelere isim bulmakta geç kalıyor, iPod'a, MP3'e isim veremiyor. Sonra da dilbilimciler bilgisayar, çamaşır makinesi, ayran gibi kelimelerle yatıp kalkıp övünüyor. Teknolojinin ve basının yardımıyla Türkçemiz, Türkilizce'ye doğru yol alırken, övüne övüne bir hal olduğumuz bilgisayar kelimesi bile artık yeni neslin diline PC olarak yerleşmeye başlıyor. Yeni nesil Türkler artık mail atıyor, feedback istiyor, cwp yazıyor, sms yolluyor, slm verip, a.s alıyor, bye deyip, tşk ederek sohbetini bitiriyor. Yeni doğmakta olan bu uyduruk dille öyle iyi iletişim kurabiliyorlar ki anlaştıklarını O.K'layarak kısaca belirtiyorlar. Büyük bir kesim, aralarında çoğumuzun anlayamadığı yeni bir dille konuşuyor. V F'ye, Z S'ye, C J'ye dönüşüyor ve efet, güsel, abijim diyerek Türkçemiz daha da şirin bir dil olma yolunda ilerliyor(!) İki mesaj uzunluğundaki duygu ve düşünceleri 160 karaktere sığdırılabilmek, kontörden tasarruf edebilmek için Türkçenin sesli harflerinden de tasarruf etmekte hiçbir sakınca görülmüyor. Artk bz trklr trkcyi sessz harflrle yazblmyi, konsblmyi hatta sesli hrflr olmdn anlsblmyi becrblyrz. Artık "dahi anlamına gelen de'nin, ki bağlacının ayrı yazılması gerekirken birleşik yazılmasına bile razı olduk, Adnan Menderes Bulvarında sağdan sola uzanan Türkçe İngilizce karşımı mağaza isimleri arasında yürürken. Emlak'ı MLUCK, Karizma'yı Carizma yazan zihniyet, ileride çocuklarına isim olarak "Ayshe, Shakir, Chaglar" koyar, "chaylarını da kesme sugur'la icherlerse" hiç şaşmamak gerekir! Kabul edelim: Hepimiz sms çılgını olduk. Mektup yazmayı unuttuk, zaten e-mail de pek sarmadı bizi. Bol bol MP3 indiriyor, YouTuBe'de video seyrediyor, neredeyse günün yirmi dört saati messenger'da online bir hayat sürüyoruz. En yakınımızdaki eşi dostu unutup, dünyanın bilmem neresinden sanal arkadaşlar edinip saatlerce chat yapıyoruz. Reel anlamda gerçek cümleler kuruyor, öylesine iyi Turkche konuşuyoruz ki kırk yıllık haber sunucusu, "anchorman" oluveriyor ve Türkiye'nin en büyük anchormani Ali KIRCA bir canlı yayın konuğuna "ailesinin backgroundı"nı soruyor. Biz İngilizceyi aşmışız, hatta ana dilimiz gibi konuşur olmuşuz. Şimdi sıra yabancı dil eğitimi veren bir kursta Türkçe öğrenmekte! "Kâmusa uzanan el namusa uzanmıştır." diyor Cemil MERİÇ. Sözlüğümüz, gün geçtikçe "sozluc"leşirken artık dilimize sahip çıkmanın vakti geldi de geçmedi mi? Türkçe giderse Türkiye de gitmez mi?
MALZEMELER:2 su bardağı rendelenmiş havuç,4 yumurta,2 su bardağı un,2 su bardağı şeker,1 çay bardağı ceviz,1 çay bardağı sıvı yağ,1 paket kabartma tozu,1 tatlı kaşığı tarçın,1 paket vanilya
YAPILIŞI:Yumurta ve şeker iyice çırpılır.Sıvı yağ eklenirken çırpmaya devam edilir.Daha sonra unu eklenir unun içine kabartma tozu vanilya serpilir ve karıştırılır.En sonda havuçları,tarçını ve cevizleri eklenir.Kaşıkla iyice karıştırılır.Yağlayıp unlanan kek kalıbına hamur boşaltılır.Önceden ısıtılmış 170 derece fırına konulur.İlk 20- 25 dakika kesinlikle fırının kapağı açılmıyor.Pişip pişmediğini bi kürdan ya da bıçak batırıp çıkararak kontrol edebilirsiniz.Piştikten sonra fırından çıkartıp biraz soğuduktan sonrada kalıptan çıkara bilirsiniz.Kalıpta değilde tepside ise keserek servis yapabilirsiniz.İsteğe görede tarçını azaltıp çoğaltabilirsiniz.Afiyet olsun.